• USD Alış: 3.6521
  • USD Satış: 3.6667
  • Euro Alış: 4.2959
  • Euro Satış: 4.3131
1,5 milyon kişiyi etkileyen SKOLYOZ’UN FARKINDA MISINIZ? ( ÖZEL RÖPORTAJ )

1,5 milyon kişiyi etkileyen SKOLYOZ’UN FARKINDA MISINIZ? ( ÖZEL RÖPORTAJ )

31.07.2017 - 14:42:16 | Yağız Zerman

1,5 milyon kişiyi etkileyen

SKOLYOZ’UN FARKINDA MISINIZ?

 

Omurga eğriliği olarak bilinen ve sıklıkla gelişme çağındaki 10-14 yaş grubundaki kız çocuklarında görülen skolyoz, Türkiye’de yaklaşık 1,5 milyon kişiyi etkiliyor. Skolyozun, gelişen teknolojik imkânların sunduğu avantajların yanı sıra; egzersizler yardımıyla yapılan tedavisini İzmir Fizyospine Merkezi Fizyoterapisti, Klinik Pilates Eğitmeni ve ISST Schroth Terapisti Ebru Özdemir ile konuştuk.

Dünyada, skolyoz tedavisinde en sık başvurulan ve uluslararası geçerliliği olan Schroth Method (3D egzersiz) yönteminin, Türkiye’de de yaygın olarak kullanılmaya başlandığını belirten Özdemir, bu alanda eğitim almış yaklaşık 50 uzmanın hizmet verdiğini söyledi. Dünya Skolyoz Farkındalık Ayı olarak kabul edilen geçtiğimiz ayda, konferans ve çeşitli etkinliklerle toplumun bilinçlenmesine katkı sağlayan Ebru Özdemir’den hastalığın tanı, tedavi ve bu alanda yürütülen bilimsel çalışmalar hakkında bilgi aldık.

Skolyoz hastalığının farkındalığını arttırmak amacıyla ve bu hastalığın gelişen teknolojik imkânların sunduğu avantajların yanı sıra egzersizler yardımıyla da tedavi edilebildiğini anlattığınız konferansınızda son derece önemli bir noktaya dikkat çektiniz. İsterseniz önce skolyoz hastalığını tanıtarak başlayalım. Skolyoz nedir?

Skolyoz, omurgaya arkadan bakıldığında omurganın sola ya da sağa eğilmesi ve kendi etrafında dönmesi ile karşımıza çıkan üç boyutlu bir deformitedir. Omurgadaki eğrilik açısının 10 dereceden fazla olması durumunda Skolyoz tanısı konulmaktadır.

Geçtiğimiz ay, aynı zamanda Skolyoz Farkındalık ayıydı ve çeşitli etkinliklerle bu farkındalığı arttırmayı amaçladınız. Düzenlediğiniz programlardan bahseder misiniz?

Skolyoz farkındalık ayı tüm dünyada 2008 yılında bu yana çeşitli etkinliklerle gündeme taşınırken; bizim ülkemizde ise bu anlamda son 3 yıldır daha yoğun çalışmalar ve düzenlemeler yapılmaktadır. Biz de İzmir’de haziran ayında, skolyozun erken teşhisi ve güncel tedavi yöntemleri konusunda bilinçlendirmek ve bilgilendirmek üzere bir sağlık söyleşisi gerçekleştirdik. Sosyal medyadan da pek çok kişinin bu konuda bilinçlenmesi için birtakım video ve görseller paylaşıldı; ayrıca bu yaz dönemi boyunca da skolyozun erken teşhisi için ücretsiz Skolyoz taraması yapıyoruz.

Skolyoz’un görülme sıklığı ne kadar?

Yaklaşık olarak olduğunu söyleyebiliriz.

En sık hangi yaşlarda rastlanıyor?

Kemik gelişiminin hızlandığı yaşlar olan 10-14 yaş aralığında sık rastlanan skolyoz, kız çocuklarında erkek çocuklarına göre daha çok görülmektedir.

Skolyoz’da erken tanı nasıl mümkün oluyor? Hastalar hangi şikâyetlerinde ‘skolyoz’dan şüphelenmeliler?

Skolyozun erken tanısı için en büyük görev, anne babalara ve öğretmenlere düşüyor. Çocuklarda görülebilecek bazı farklılıkları erken dönemde yakalayabilirler. Örneğin; omuz seviyeleri farklı olabilir. Kalça seviyeleri farklı olabilir. Baş pozisyonları sağa ya da sola doğru hafif yer değiştirebilir. Sırt veya beline kıyafetsiz baktıklarında herhangi bir tarafında belirgin bir çıkıntı görebilirler. Çocuklarda sırt ve bel ağrısının olması da Skolyozun bir diğer önemli belirtisidir.

Peki, geç tanı konması halinde karşılaşılan en büyük problemler neler?

Skolyoz tedavisinin erken safhalarında çoğu zaman egzersiz ve korse kullanımı etkin sonuçlar sağlayabiliyor. Geç fark edildiğinde ise omurgadaki eğriliğin açısı 45 derece ve üzerine çıkarak cerrahi tedaviyi gerekli kılıyor.

Skolyoz’un tedavisinde güncel tedavi yöntemleri neler?

Aslında bizim ülkemiz için güncel tedavi olarak tanımladığımız Schroth Method (3 boyutlu egzersiz tedavisi), dünyada 1924 yılından bu yana kullanılmaktadır. Her geçen yıl kendini geliştiren bu yöntem ise günümüze kadar etkinliğini oldukça arttırmış olup; dünya üzerinde skolyoza yönelik tek spesifik egzersizle tedavi yaklaşımıdır.

Bu yöntemler yeterince başarılı oluyor mu?

Schroth Method, dünya çapında yapılan pek çok bilimsel çalışmalar ile kendini kanıtlamış en başarılı yöntemdir. Kemik gelişimi devam eden çocuklarda korse tedavisi ile birlikte uygulandığında oldukça başarılı sonuçlar almaktayız.

Kemik gelişiminin devam ettiği dönemde dikkat edilmesi gerekenler neler?

Kemik gelişiminin devam ettiği 10-15 yaşlarda; çocukların kullandığı ayakkabılara çok dikkat edilmesi gerekiyor. Babet gibi tabanı düz olan ayakkabılardan kaçınmak ve ayak tabanını destekleyen rahat ayakkabılar seçmek daha uygundur; ayrıca çocukların kullandığı çantaların ağırlığının fazla olmaması ve çift omuz taşınması omurga sağlığı açısından daha faydalı olmaktadır. Günümüzde artış gösteren tablet ve bilgisayar kullanımlarının getirdiği, olumsuzluklardan da çocukları korumalıyız. 30-40 dakikayı geçen ve kötü postürde sürdürülen oturma pozisyonları da omurga sağlığı açısından oldukça sakıncalıdır.

Yani yaşam şeklinin bu hastalığa davetiye çıkardığını söylemek mümkün mü?

Herhangi bir egzersiz ya da spor ile büyümeyen çocukların, hareketsiz yaşamına eklenen yanlış yükler omurga sağlığını olumsuz etkiliyor. Sadece çocuklar değil; yetişkinlerde de karşılaştığımız bu sorun için uzun süren sabit pozisyonlardan ve hareketsizlikten kaçınmak gerekiyor.

Skolyoz’un ortaya çıkmasında genetik faktörlerden bahsedebilir miyiz?

Skolyozun oluşma sebeplerinden en bilineni genetik olduğudur. Anne veya babada tespit edilen skolyozun çocukta karşımıza çıkma olasılığı yüksek. Eğer çocuklardan birinde skolyoz tespit edildiyse; diğer çocuğunda bu açıdan kontrol edilmesi gereklidir.

Gebelikte skolyoz hastalığının ortaya çıktığı vakalar oluyor mu?

Gebelik öncesi skolyoz durumu yoksa, gebelik ile birlikte veya sonunda skolyozun oluşma ihtimali yoktur.

Skolyoz hastalığı bulunan kadınların gebe kalmasında bir mahsur var mı? (Skolyoz, hem annenin hem de bebeğin sağlığını tehdit eden bir hastalık mı?)

Skolyozun çok ileri açıları gebelik durumunda bir miktar zorluk oluşturabilmektedir. Fakat skolyozu olan kişinin gebelik öncesi pek çok taramadan geçmesi gerektiği gibi, bu açıdan da bir kontrol geçmesi ve hekimine danışması gereklidir.

Tedavide egzersizlerin rolü ne?

Asimetrik bir deformite olan skolyozda kişinin orta hat algısı, kassal kuvveti, esnekliği ve dengesi bozulmaktadır. Bütün bu sebeplerden dolayı Skolyoz da en gerekli tedavi yaklaşımı egzersizdir. Tespit edildiği anda, kişinin doğru bir analizi yapılarak, omurgasındaki eğriliğin yönüne ve açısına, diğer tüm ek problemlere yönelik kişiye özel bir egzersiz programı oldukça önemlidir.

Peki, egzersizler arasında ‘en etkili metot’ dediğiniz ve üzerinde özellikle durduğunuz bir yöntem var mı?

Daha önce de bahsettiğim gibi en etkili olanı Schroth Method  (3 boyutlu egzersiz) yaklaşımıdır; ayrıca core stabilizasyon egzersizlerinin de skolyozda etkinliğini kanıtlayan bilimsel çalışmalar var.

Bu 3 boyutlu egzersizlerden biraz bahsedebilir misiniz?

Skolyozun 3 boyutlu bir deformite olduğunu biliyoruz. Schroth method da yaklaşık 12 ayrı sınıflandırma bulunmakta ve kişiyi en spesifik haliyle değerlendirerek bir egzersiz programı oluşturmaktır. Ayrıca bu methoda özel uygulanan düzeltici nefes tekniği de üç boyutlu olarak kişiye öğretiliyor.

Yani fizyoterapinin yanı sıra özel uzmanlık gerektiren bir alan; yanılıyor muyum?

Fizyoterapi eğitiminin yanı sıra; özel olarak alınan bir eğitim ile Schroth Terapisti olunuyor.

Gelişen teknolojinin tedavi yöntemlerine katkısıyla, ‘Schroth Terapisti’ diye yeni bir tanımla tanıştık. Öyle mi?

Evet.

O halde Türkiye’de kaç  Schroth terapisti var?

Şu anda yaklaşık 50 schroth terapisti var.

Bu sayının artması yönünde özel bir çalışma var mı? Mesela önümüzdeki 10 yıl içinde Schroth terapisti sayısının ne kadar olacağını öngörüyorsunuz?

Bu eğitim önceden sadece Almanya’da Sobernheim de Asklepios Kliniğinde verilmekteydi. Fakat artık aynı klinikten olan eğitmenler sayesinde; dünyanın pek çok ülkesinde eğitimin verilmesi sağlandı. Ülkemizde de bu alanda spesifik çalışan fizyoterapist sayısının gün geçtikçe artacağına inanıyorum.   

Skolyozun her yaştan kişiyi, her dönemde etkileyebilecek bir hastalık olduğunu öğrendik. Hastalığın yol açtığı duruş bozukluğunun yanı sıra tüm ağrıların da başlıca kaynağı olabileceğini anlattınız. Bu durumdan, hastaların ruh sağlığının da olumsuz etkilendiğinden söz edebilir miyiz?

Kesinlikle bir diğer etkilenim de ruh sağlığı olmaktadır. Ağrının, yaşam kalitesini bozduğunu biliyoruz. Duruş bozukluğunun da yarattığı özgüven kaybını içeren bir takım sıkıntılarla karşılaşıyoruz.

Hastalar, egzersiz tekniklerini öğrendikleri süreçte kendilerini nasıl hissediyor?

Egzersizlerin en önemli komponenti nefes. Nefesin de 3 boyutlu olarak kişiye öğretilmesi ile omurgadaki düzgünlüğün sağlanması artıyor. Ayna karşısında yapılan bu egzersizler; gün geçtikçe kişide bedeni ile ilgili farkındalığı arttırıyor. Duruşundaki düzelmenin ve kassal dengenin artışı da, kişinin bedenini daha iyi kontrol etmesini sağlıyor. Gün geçtikçe daha mutlu ve daha sağlıklı hissettiklerini söyleyebilirim.

Skolyoz hastası bireyler için tüm egzersizlerin doğru ve sağlıklı olduğundan söz edebilir miyiz?

Skolyoz olan kişilerin yaptığı her egzersiz doğru değil. Asimetrik bir deformite olduğu için yapılan egzersizlerde daha tedavi içerikli olmalı. Kişinin durumuna göre detaylı bir analizle doğru önerilerde bulunulmalıdır. Genelde voleybol, basketbol ve tenis gibi tek tarafın daha aktif olduğu sporlardan uzak kalmalarını öneriyoruz.

Yoga ve pilates gibi egzersizlerin ise oldukça bilinçli eğitmenler tarafından yaptırılması ve mümkünse grup programı değil bireysel çalışılması gerekli. Ama bütün bunlardan önce bir fizyoterapiste yine de danışılmalı.  

Egzersiz desteği ile önemli ölçüde tedavi edilebilen rahatsızlıklara dair, çeşitli televizyon kanallarında ve internet ortamında olmak üzere her an her yerde bir takım tavsiyelere ve egzersiz tekniklerine rastlamak mümkün. Bu tekniklerin hastalar tarafından uygulanmasını doğru buluyor musunuz?

Genel anlamda bilinçlenebilmek için internet ortamı veya televizyon kanallarındaki bilgiler faydalı olabilir. Ama skolyoz durumunda kişinin gerçek anlamda bireysel analizi çok önemli. Genel bilgiler, kişiye özel olma konusunda yetersiz olacaktır.

O halde her hastanın, farklı tipteki hastalığına göre özel bir egzersiz ve spor programı uygulaması gerekiyor. Öyle mi?

Kesinlikle.

Hastalara özel egzersiz programını neye göre ve nasıl belirliyorsunuz?

Kişinin önce filmini inceliyor ve ölçüyoruz. Skolyozun sınıflandırılması ve özellikleri tespit ediliyor. Skolyoza eşlik eden diğer durumlarına bakılıyor. Detaylı bir postür analizi, kas kuvvet ve esneklik testleri tamamlanıyor. Sonrasında kişiye uygun egzersiz programı oluşturuluyor.

Egzersizler sonucunda hastaların günlük yaşam aktivitelerinde yaşadığı problemler hangi ölçüde ve ortalama ne kadar sürede düzeliyor?

Genelde ilk ay sonunda anlamlı bir değişiklik, farkındalık kazandırılıyor. Fakat burada sadece bir egzersiz antrenmanı değil bir eğitim söz konusu. Kişinin yeni bedensel algısının oturması ise yaklaşık 6 ay ile 1 yıl arasında tamamlanıyor.

Kaybolan kas gücü ve dengenin yeniden kazandırılması amacıyla yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Schroth egzersizleri basit orta ve ileri seviye içeren bir program. Gün geçtikçe egzersizler zorlaşıyor. Denge ve yürüme eğitimi yine burada çok önemli. Ayrıca Klinik Pilates egzersizlerinin getirdiği core stabilizasyon ile gövde kontrolü çalışmaları da yapmaktayız.

Kaç skolyoz hastanız var?

Biz kendi bünyemizde 3 schroth terapisti çalışmaktayız.  Bir  sayı vermek oldukça zor. Ama 8 yaşından 70 yaşına kadar çok sayıda skolyoz vakası ile çalışmaktayız.

Son söz?

Skolyozda egzersizin önemi ile ilgili algı ve bilinç gün geçtikçe artmakta ve kişiler bu tedavi yaklaşımını sıcak bulmaktadır. Sağlıklı yaşam için egzersiz yapmak konusunda her geçen gün daha da bilinçleniyoruz. Fakat her duyulan bilgi, doğru ve hastaya uygun olmayabilir. Skolyoz gibi bir durumda ise ; bu konunun uzmanına, bir fizyoterapiste danışılması çok önemlidir.

YORUM YAZ