• USD Alış: 6.1197
  • USD Satış: 6.1442
  • Euro Alış: 7.2007
  • Euro Satış: 7.2295
Kanseri Tedavi Ederek Nobel'i Alacağız

Kanseri Tedavi Ederek Nobel'i Alacağız

16.09.2016 - 07:21:06 | Editör

İzmir Fen Lisesi öğrencileri Faruk Erin ve Doruk Tatlıdil, kemoterapinin olumsuz etkilerini ortadan kaldırmayı başardı. Tıp dünyası için devrim olarak nitelendirilen buluş, TÜBİTAK’dan ödül aldı. Manyetik nanopartiküller sayesinde kanser hastalığının yayılması, önlemesi ve tedavisini mümkün projeyle dünyanın da dikkatini çekmeyi başaran Faruk Erin ve Doruk Tatlıdil, Eylül ayında Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenecek 28. Avrupa Birliği Genç Bilim Adamları Yarışması Türkiye’yi temsil edecek.

   Avrupa’da katılacakları ilk yarışma öncesinde Aktüel Yaşam Dergisi’ne konuşan
aşarılı öğrenciler, Türkiye’de biyoloji ve tıp alanında eğitim alarak, gelecekte tıpkı
Prof. Dr. Aziz Sancar gibi Nobel Ödülü’ne sahip olmayı hedeflediklerini anlattı.

   İşte, İzmir Fen Lisesi öğrencileri Faruk Erin ve Doruk Tatlıdil ile
gerçekleştirdiğimiz Özel Röportaj …
 

Türkiye sizin isminizi en güçlü ‘kemoterapi ilacına enjekte ettiğiniz maddeyle, kemoterapinin yan etkilerini ortadan kaldırmayı başarmanızla’ tanıdı. Öncelikle sizi daha yakından tanıyabilir miyiz?
Ben İzmir Fen Lisesi 11. Sınıf öğrencisi Faruk Erin. Aslen Aydınlı’yım. Öğrencilik hayatımın büyük çoğunluğunu Denizli’de geçirdim. 3 çocuklu Erin ailesinin ortanca çocuğuyum.

Ben İzmir Fen Lisesi 11. Sınıf öğrencisi Doruk Tatlıdil. Aslen Uşaklı’yım. Öğrencilik hayatımın tamamı İzmir’de geçti. 2 çocuklu Tatlıdil ailesinin küçük çocuğuyum.

Nasıl bir araya geldiniz?
Biz 10. sınıfta Diyabet Tip2 hastalığı üzerine çalışmalar yapıp proje oluşturmaya çalışıyorduk. Bu süreç esnasında biyokimya laboratuvarında manyetiknanopartiküllere olan ilgimiz oluştu ve bir sonraki projemizde bu materyalleri kullanmayı hedefledik. Ayrıca tüm dünyada oldukça can alıcı olan çağımızın en büyük hastalığı kanser üzerine bir çalışma yapmak istiyorduk. Bu sebeple manyetik nanopartiküllerin kanser üzerine etkilerini araştırmaya başladık.

Araştırma ve çalışmalarınız ne kadar zaman aldı?
Fikir aşamasıyla beraber yaklaşık 7 ayımızı aldı. Bunun 5 ayı deney süreciydi.

Bu süreçte yaşadığınız sorunlar ve hatalarınız oldu mu?
Deney sürecinde yapılan küçük ama önemli hatalar da oldu tabi ki; ama yılmayıp en başından doğru şekilde yapmayı başardık.

Deneyler sırasında istediğiniz sonuçları elde ettiğinizde ilk olarak ne yaptınız?
Öncelikle yaptığımız deneylerin doğru ve istenilen sonuçları verdiğini gördüğümüzde aklımıza hemen bunları rapor haline getirmemiz gerektiği geldi. Aceleyle işe koyulduk ve raporumuzu yazdık.

Aylarca çalıştınız ve sonunda başardınız. “Başardık!” dediğiniz andan sonra hayatınızda neler değişti; bu başarınızı kimlerle paylaştınız?
Oldukça mutlu oldular açıkçası. Yakın çevremiz, arkadaşlarımız, akrabalarımız tebrik ettiler. Ayrıca sosyal medyada da çok olumlu tepkiler aldık.

Tıp dünyası için şüphesiz devrim niteliğinde bir buluşa imza attınız. Buluşunuza bir isim verdiniz mi; yada vermeyi düşünüyor musunuz?
Buluşumuzun herhangi bir ismi yok. Henüz düşünmedik.

Dünyada milyonlarca kanser hastasının, kemoterapinin yan etkilerine karşı mücadele verdiğini düşünerek, buluşunuz tam anlamıyla ne ifade ediyor?
Buluşumuz lise düzeyinde oldukça önemli bir çalışma niteliği taşıyor. Çok büyük kitlelere hitap eden kanser hastalığının yayılmasını önlemek ve tedavisini kolaylaştırmak adına yaptığımız bu çalışma herkes için umut verici nitelikte. Tabi ki bu bir ön çalışma. Aynı zamanda uygun şartlar elde edildiğinde geliştirilebilecek bir çalışma. Oldukça önü açık diyebiliriz.



Buluşunuzun tıpta kullanılmaya başlanmasıyla birlikte kanser hastalarının tedavi sürecinde ne gibi değişiklikler olacak?
Uygulama olarak, öncelikle kanserin yayılmasını durdurmayı hedefliyoruz, aynı zamanda kullandığımız manyetik nanopartiküller sayesinde tedavi esnasında kesinlikle diğer dokulara etki etmemesini sağlıyoruz.

 

TÜBİTAK'tan ödül aldınız. Peki ulusal veya uluslararası alanda bir girişiminiz veya size gelen bir teklif var mı?
Uluslararası alanda 15-20 Eylül tarihleri arasında 28. Avrupa Birliği Genç Bilim Adamları Yarışması'nda Tübitak’ın seçtiği 3 projeden biri olarak ülkemizi temsil edeceğiz.

Sonraki adımınız ne olacak peki?
Öncelikle ülkemizi AB Genç Bilim Adamları Yarışmasında en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyoruz. Ardından projemizin adeta bir akademisyen gibi bilimsel yayınını yazıp yayınlamayı planlıyoruz.

Hastalığın yayılmasını engelleyen ve bir taraftan bağışıklık sistemini güçlendiren bu karışımda neler var?
Tedavi materyalimizi kanda hedeflediğimiz dokuya, güdümlü bir füze gibi gönderebilmek amacıyla manyetik nanopartikülleri kullanıyoruz. Bu partiküllerimizin içinde ise yeni keşfedilmiş, son yıllarda popülerliğini oldukça artıran bir bileşik olan "Resveratrol" var. Resveratrol çok güçlü bir antikanserojen madde. Aynı zamanda yaşlanma geciktirici, metabolizma hızlandırıcı etkilere de sahip. Bunların yanında E vitamininden 50 kat, C vitamininden de 30 kat daha güçlü ve çok güçlü bir antioksidan madde. Biz Resveratrolün antikanserojen özelliği üzerinde durduk ve çalışmamızda yola koyulduk. İçinde Resveratrol olan manyetik nanopartiküllerimiz kan yoluyla vücudumuza enjekte edildikten sonra, dışardan uygulanacak bir manyetik alan sayesinde kanda yönlendirilip seçtiğimiz hedef dokuya adeta güdümlü bir füze gibi gidebiliyor. Gittikten sonra partikülümüzün dışındaki kaplamamız sayesinde de hedef doku üzerinde Resveratrol ilacımızın salınımı yavaş ve kontrollü bir biçimde gerçekleştiriliyor. İlaç salınımımızın sonunda yani materyalimiz görevini gerçekleştirdikten sonra nanopartiküllerimiz parçalanıp idrar veya dışkı yoluyla vücuttan atılıyor. Hiçbir şekilde vücutta olumsuz etki bırakmıyor.

Türkiye’nin ve İzmir’in adının tüm insanlığı yakından ilgilendiren bir buluşla anılacak olması, size ne hissettiriyor?
Yaşadığımız şehri ve ülkemizi gururlandırmak bizleri oldukça mutlu ediyor. Umarız bunlarla sınırlı kalmaz. Milletimizin göğsünü kabartmak istiyoruz.

Türkiye’nin yakın gelecekte en önemli bilim adamları arasında yer alacaksınız. En büyük hedefiniz ne?
En büyük hedef dersek eğer biraz ütopik olsa da, bizlere imkansız olmadığını kanıtlayan Sayın Aziz Sancar gibi Nobel ödülünü kazanmayı çok isteriz. Kendimizi biyoloji ve tıp alanında geliştirip gelecekte ülkemize ve insanlığa faydalı birer bilim insanı olmak istiyoruz.

Uluslararası başarı arayışınızı Türkiye’de sürdürmeye kararlı mısınız?
Evet. Hem çalışmalarımıza Türkiye'de devam ettirmek, hem de kariyerimizi ve üniversite hayatımızı da Türkiye'de tamamlamak istiyoruz.

Buluşunuzun, kanser hastalığının yarattığı ilaç sektörü ekonomisini ne şekilde etkileyeceği konusunda bir öngörünüz var mı?
İlaç sektörlerinin ne şekilde çalıştığını tam olarak bilmediğimiz için şimdilik bir fikrimiz yok.

İlacın, kanser tedavisinde kullanılması için süreç nasıl işleyecek?
Öncelikle Avrupa'daki yarışmaya katılacağız. O yarışmanın olduğu zamanlarda İntel'in her yıl Mayıs ayında düzenlediği Amerika'daki yarışmaya seçilip seçilmediğimiz belli olacak. Eğer seçilirsek o yarışmadan sonra, seçilemezsek de Eylül ayından sonra projemizin yayınını yapmayı ve sonrasında kullanımına başlamayı düşünüyoruz.

İlacı denemek isteyen gönüllü hastalar var mı?
Biz her ne kadar şu an denemek için uygun olmadığını ısrarla söylesek de, gerçekten çok fazla kanser hastasından bu tarz mesajlar aldık. Bu durum bizi de gerçekten üzüyor.



Sağlık Bakanlığı ile bir temasınız oldu mu?

Hayır. Henüz biz onlarla bir temasa geçmedik. Onlar da bizle herhangi bir temasta bulunmadılar.

Patent başvurusunda bulundunuz mu?
Yayın yapmadığımız için henüz patent başvurusunda bulunmadık.

İlacın geliştirilmesi için ihtiyaç duyduğunuz şartlar neler?
Fazladan bir ihtiyacımız yok. Ege Üniversitesi bize her konuda yardımcı oluyor. Bu vesileyle buradan bir kez daha teşekkür ediyoruz.    

Buluşunuzun formülü gizli mi?
Gizli diyemeyiz. Sadece kullandığımız değerleri her yerde söylemiyoruz. Çünkü çok detaya kaçıyor. Projenin amacını açıkladığımız insan için önemli kısmı değil.

Sağlık sektörü içinde buluşunuzun devletlerin bütçesine sağlayacağı sağlık harcaması kârı ortalama ne kadar olacak?
Bu konuda ne yazık ki henüz bir bilgimiz yok.

Bu ilaç, kemoterapinin yan etkilerini ortadan kaldırmanın yanısıra, tedavi süresini de kısaltacak mı?
Yalnızca kemoterapi değil, diğer hastalık tedavilerinde de kullanılabilecek bir yöntem. Ayrıca daha verimli bir tedavi, sürecin kısalmasında büyük rol oynar.

Üniversite hedefiniz de tıp alanında olmalı. Yanılıyor muyuz?
İkimiz de tıp alanına yönelmeyi planlıyoruz; ancak önümüzde 1 yıl daha var. O nedenle fikrimiz değişebilir de.



Peki kariyer hedefleriniz neler?
Üniversite öğrenimimizi yurt içinde tamamlayıp yurt dışında yüksek lisans yapmak, sonrasında tekrar Türkiye'de bilimsel çalışmalarımıza devam etmek istiyoruz.

Tıp literatüründe yer alacak bir başarı sizinkisi ve belki de bu dünyaya bırakabileceğiniz en büyük miras ‘sağlıklı yaşam’ alanında olacak. Böyle bir buluşa imza atmamış olsaydınız, size göre kaç yıl daha beklemek gerekirdi?
Bunu kestirmek zor. Bizce günümüz teknolojisinde araştırmak ve çalışmak için uygun alanların çokluğu sayesinde her alanda durmaksızın yeni şeyler keşfediliyor. İstekli, gönüllü ve çalışkan nesil sayesinde biz yapmasak bizim gibiler yapardı diyebiliriz. Bu yüzden çok uzun sürmezdi diye düşünüyoruz.

Son söz?
Tüm eğitimciler, akademisyenler, kısacası bu konuda ilgili olan herkes teknolojinin sağlıklı kullanıldığında ne kadar faydalı, sağlıksız kullanıldığında da tam tersi ne kadar zararlı olduğunu sürekli her yerde ifade ediyor. Bu konunun bu kadar gündeme gelmesi ve üzerinde bu kadar durulması hakikaten çok önemli. Çünkü insanlar kendileri yaşamadıkça, gözlerinin önünde net örnekler olmadıkça söylenenler bir kulaktan girip diğer kulaktan çıkıyor. Bizim de isteklerimizden birisi bizi takip eden çalışmalarımızı gören arkadaşlarımıza ilham kaynağı veya inandırıcı bir dayanak olabilmek. Herkes birbirinden güzel ve birbirinden özeldir. Özel düşünebilir. Lütfen bu kadar güzel beyinlerimiz varken bunları zaman öldürerek, başka şeylerle oyalanarak köreltmek yerine; fırsatları kullanarak yontalım ve tüm insanlığa faydalı çalışmalar için kullanalım.

RÖPORTAJIN YAYINLANDIĞI AKTÜEL YAŞAM DERGİSİNİN
EYLÜL SAYISINI BAYİLERDE BULABİLİRSİNİZ.
SİZE EN YAKIN SATIŞ BAYİSİNİ ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYIN!

YORUM YAZ